← Bloga dönGenel · 10.10.2026

10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü

Sade okuma moduDikkat dağıtmayan görünüm

Ruhumuz gerçekten sağlıklı mı? Bedenimiz için yapılan tetkikler, hastanelerdeki müdahaleler, kontroller ve peşinden koştuğumuz sonu gelmeyen randevular… Böyle süregiden bir döngüden bahsediyorum. Dolayısıyla beden sağlığımız söz konusu olduğunda bir şeylerin yolunda gitmediğini anlamak ve müdahale etmek için pek çok yol var. Peki ya ruh sağlığımız? Ruhumuz bazen kendi derdini belli edemez. Bedenimizde olduğu gibi her zaman somut verilerle ortaya çıkmaz. Konuşmak, anlatmak, düşünmek; davranışlarımızı ve tekrar eden kalıpları fark etmek, yaşadıklarımızı anlamlandırmak gerekir. Fakat bu dediklerim elbette yaralanan parmağımıza bant yapıştırmaya benzemez. Belki de bu nedenle bedenimize gösterdiğimiz hassasiyeti, ruhumuza da göstermekte zorlanıyoruzdur.

Peki ruh sağlığı nedir? Dünya Sağlık Örgütü ruh sağlığını; kişinin yaşamın olağan stresleriyle baş edebilmesini, kendi yetilerini kullanabilmesini, çalışabilmesini ve yaşamına katkıda bulunabilmesini sağlayan bir ruhsal iyilik hâli olarak tanımlar. Kişinin ruh sağlığının iyi olmasının, yalnızca herhangi bir psikolojik rahatsızlığın bulunmaması anlamına gelmediğini de hatırlatmak gerekir. Teorik tanımın ötesinde ise bana göre ruh sağlığı, rahat nefes alabilmemizi sağlayan bir iyilik hâlidir. Kendimizi sürekli kendi düşüncelerimizle yormadığımız, kendimizi kendimize rakip hâline getirmediğimiz; hata yaptığımızda yalnızca eleştirmek yerine anlamaya çalışabildiğimiz, kendimize saygı duyabildiğimiz, kendimizi sevebildiğimiz bir hâl… Ellerimizi kendi yakamızdan çekebildiğimizde, rüzgârla kavga etmek yerine onunla birlikte esebildiğimizde ruh sağlığımızı da korumaya başlayabiliriz. Bir sorun olduğunu fark ettiğimizde onu görmezden gelmek yerine çözmeye çabalayabilmek, hayatı daha kolay taşıyabilmemize yardımcı olur. Ruh sağlığı, tam da bu noktada yaşamın zorluklarıyla baş edebilmemizi sağlayan önemli bir kaynak hâline gelir.

Ne zaman destek almalıyız? Her üzgün olduğumuzda ya da stres yaşadığımızda ruh sağlığımızın bozulduğunu düşünmemiz gerekmez. Zorlayıcı duygular hayatın doğal bir parçasıdır. Ancak yaşadığımız sıkıntı uzun sürdüğünde, yoğunlaştığında veya günlük yaşamımızı, ilişkilerimizi ya da işlevselliğimizi etkilemeye başladığında destek almayı düşünmek faydalı olabilir. Bunun için kişinin mutlaka “çok kötü” bir noktaya gelmesini beklemesi gerekmez. Bazen yalnızca uzun süredir taşıdığımız bir yükün bizi zorlamaya başladığını fark etmek bile destek almak için yeterli bir neden olabilir. Ayrıca ruh sağlığımızı korumak, yalnızca kendi iç dünyamızla değil, çevremizle kurduğumuz ilişkilerle de yakından ilişkilidir. Bireysel farkındalık kadar sosyal destek, güvenli ilişkiler ve gerektiğinde yardım isteyebilmek de ruhsal iyilik hâlinin önemli parçalarıdır.

Hiçbir psikolog, psikiyatrist, sağlık çalışanı, arkadaş veya aile üyesi biz izin vermedikçe bize gerçekten yardımcı olamaz. Yardım almanın ilk adımı, yaşadıklarımızın üzerimizdeki etkisini fark etmekle başlar. İlk adımı biz atar, yardım ister ve ihtiyaç duyduğumuz desteğe alan açarız. Ardından bir başkasının uzattığı eli tutmak, kendimiz için atabileceğimiz en cesur adımlardan biridir.

Ruh sağlığımıza da en az bedenimize gösterdiğimiz kadar özen gösterebildiğimiz, kendimizi duymayı ve anlamayı öncelediğimiz bir yaşam dileğiyle… 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü kutlu olsun.

Yazının sonuDiğer yazıları okuyun